En Yeniler
Yükleniyor...
Kişisel gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kişisel gelişim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster


Hayatın bir parçası olan başarı merdivenlerini başarıyla tırmanan Albert Einstein temel olarak bu maddelere yoğunlaşmıştır.
Yaşamı boyunca elde ettiği başarılarda bunları doğrular niteliktedir.
Başarıya ulaşmak isteyenler için bu maddeleri bilmesi yeterli değildir.Olumlu sonuçlandırmak isteyenlerin yapması gereken ise bunu bir yaşam biçimi haline getirmek olacaktır.



Albert Einstein'ın Başarı Sırları - Başarılı Olmak İçin Neler yapmalıyız ?



1. Merakınızın Peşinden Gidin

"Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım."

Albert Einstein'a göre başarı merdivenlerinin ilk basamağı meraktır.

En çok neyi merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Başarı için özel bir yeteneğe ihtiyaç yoktur.
Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız.

2. Azim Paha Biçilmezdir

"Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum."

İkinci basamakta ise sabır ve başarıya ulaşmak için gereken mücadele vardır. Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.

Ortaya çıkan engeller sizi yıldırmasın !

3. Bugüne Odaklanın

"Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanan birisi, öpücüğe hak ettiği dikkati vermiyor demektir."

İki atı aynı anda süremezsiniz. Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. 

Bugüne düne yarına değil! 
Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi  şu anda yaptığınız işe verin.

4. Hayal Gücü Güç Verir

"Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir."

Hayal gücünüz geleceğinizi belirler. Einstein şöyle der: ‘Zekanın gerçek göstergesi  hayal gücüdür, bilgi  değil’. Bilgi hayal gücüyle birleşince bir anlam kazanır.Bu yüzden hayal gücünüzün hantallaşmasına izin vermeyin.

5. Hata Yapın

"Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir."

Başarı merdivenlerini tırmanırken bir çok insanın kortuğu durumlardan biridir hata yapmak.Hata yapmaktan korkmayın.Yapılan her hata doğruya ulaşmada izlenebilecek bir yoldur. Eğer nasıl okuyacağınızı bilirseniz hatalar sizi daha iyi bir konuma getirebilir. Başarılı olmak istiyorsanız yaptığınız hataları üçe katlayın.


albert einstein ten facts
6. Anı Yaşayın

"Ben geleceği hiç düşünmem, ne de olsa gelecektir."

Geleceği ayarlamanın tek yolu olabilidiğiniz kadar şimdide olmaktır. Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz. Önemli olan tek an şimdidir.



7. Değer Yaratın

"Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın."

Zamanınızı başarılı olmak için harcamayın, değerler yaratın. Eğer değerli olursanız başarı kendiliğinden gelecektir.

8. Farklı Sonuçlar Beklemeyin

"Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek."

Hergün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız kendinizi değiştirmelisiniz. Her şey kişide başlar ve kişide biter.

9. Bilgi Deneyimden Gelir

"Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir."

Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır. Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimlemelisiniz. Yani, bilgileri tam olarak bilmek, teorik olarak edinilen bilgileri "yaşayarak öğrenmek" ten geçer. Sahip olunan her bilgi gerçek hayata uyarlanmalı ve yaşamın adeta bir parçası haline getirilmelidir

10. Kuralları Öğrenin, Daha Iyi Oynayın

"Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz."

Yapmanız gereken iki şey var. Birincisi oynadığınız oyunun kurallarını öğrenmek. İkincisi ise oyunu herkesten iyi oynamayı istemek. Bu iki şeyi yaparsanız başarı sizinle olur.


 Ses Tınısı Nedir ? 

 Aynı sesin çeşitli müzik aletlerinden çıktığı zaman gösterdiği farklılığa sesin tınısı denir. Tını, sesin farklılığını ifade eder ve ses kaynağının cinsini belirlemeye yarayan ses özelliğidir.
Aynı notayı çalan farklı müzik aletlerinin ürettiği ses dalgalarının frekansları aynıdır. Fakat ses kaynakları farklı olduğu için yani müzik aletlerinde ses üretmek için farklı malzemeler kullanıldığı için sesler farklı olarak algılanır. 



NOT : 

1- Sesler arasındaki tını farkı, renk farkıdır. Ses, kendine özgü olan bu rengi, taşıyıcı bir
titreşimin (asal dalganın) üzerine "oranlı" olarak, yan titreşimlerin (harmoniklerin) binmesiyle oluşan karmaşık titreşimlerin sonucu sonucunda kazanır. Frekansı oluşturan saniyedeki periyot sayısı, ne kadar fazla olursa ses o kadar tiz, periyot sayısı ne kadar az olursa, o kadar bas olur.

2- Aynı notayı (tonu) çalan bir kemanla bir flüt arasındaki temel fark, tını farkıdır ve bu nedenle farklı sesler çıkar. Enstrümanların yapıldığı malzemelerin farklı olması, enstrümanların oluşturduğu sesin farklı bir tınıda olmasını sağlar.
3- Tını, aynı yükseklikte ve aynı şiddete başka başka müzik aletlerine ait sesleri kulağımızın ayırt etme özelliğidir.
4- Sesin tınısı, aynı frekansta olduğu halde kaynaklar farklı ise seslerin farklı olarak algılanmasıdır.


Diksiyon Çalışmaları  Hoşa Gitme/Tını

En güzel ses hiç bir zorlama görmeden çıkan sestir. ses organları gerildikçe sesin güzelliği bozulur. Katı, kulak tırmalayan, hırıltılı, madensel, tiz, burunsal, hışırtılı, buğulu, çok yumuşak, gevrek, biçimden yoksun sesler, hoşa gitmeyen seslerdir. 

Gerilmiş bir gırtlak ve ağız, gerilmiş kaslar sesi daha delici, daha yırtıcı bir hale getirir ve hoşa gidicilik özelliklerini yitirir.


Güzel bir tını geliştirmek için tüm ses organlarımızı gevşeteceğiz. Gevşeme ile birlikte seslendirme çalışmaları yapacağız. Gevşeme düzeyimiz arttıkça sesimizin tınısı sakin, düzgün ve temiz hale gelecektir.


a) Üst-alt dudak kaslarınızı gevşetin. Çenenizi iyice aşağıya bırakın. alın ve şakaklarınızı, yanak ve göz kaslarınızı gevşetin. Dilinizi gevşek bırakın. Hafifçe soluyun. aldığınız hava üfler gibi ağzınızda damağınıza çarpsın, ağzınızdan ve burnunuzdan birlikte çıksın. 10 defa bu şekilde soluyun.


b)Ağzınız kapalı, gırtlağınızı hiç sıkmadan burnunuzdan çıkan hava ile “Mmmm” deyin. Bunu yaparken sesin titreşimini göğsünüzde, başınızda alnınızda, burun kemiklerinizde ve burun deliklerinizde, kulaklarınızda, ensenizde ve başınızın tepesinde hissedin. Tüm bu bölgelerinizi ayrı ayrı gevşeterek sesinizin titreşimlerinin artmasını sağlayın.


c) Alt çene kaslarınızı iyice gevşetip ağzınızı alabildiği kadar açarak çenenizi gevşek bir halde sarkıtın. Önce yavaş, sonra hızını artıra artıra birkaç kez "bob" deyin. Gevşeyin ve soluğunuzun, dudaklarınızı itebildiği kadar dışarıya itmesini sağlayın. Yanak kaslarınızı gevşetin, yanaklarınızı şişirin yavaştan başlatıp hızınızı gitgide artırarak "bob" deyin.


d)"ha, ho, hu" hecelerini, aşağıdaki doğrultularda, beşer kez yineleyin : Gırtlakta yüksek ses ile; Gevşemiş gırtlak sesi ile; Sesi ağız boşluğunda çıkan havanın ağız boşluğuna çarpması suretiyle çıkararak.


e)"Ah" hecesini, fısıltı ile başlayıp gitgide tonlayarak yüksek bir ses elde edinceye dek yineleyin; daha sonra, yüksek sesten fısıltıya inin.


f) Para sayıyormuşçasına; arızalı bir telefonda, karşınızdakine telefon numarasını bildiriyormuşçasına, yıkılan boksörün başında sayıyormuşçasına ona kadar sayın.


g) "Ben sevinç ve heyecan doluyum!" cümlesini;

Gırtlağı zorlayarak fısıldayın, Burun sesi ile fısıldayın, Gevşemiş kaslarla, rahat söyleyin.




Diğer Diksiyon Çalışma Metinlerine Aşağıdaki Linkten Ulaşabilisiniz.

Diksiyon Alıştırmaları - Diksiyon Çalışma Metinleri

Diksiyon Çalışmaları: SES PERDESİ Ses Perdesi Nedir?

Müzik & Şan terminolojisinde insanın ses çıkarırken kullandığı perdelere verilen addır. Türkçe'de pek yerleşmemiş olsa da evrensel dilde vocal register olarak bilinir.

diksiyon alıştırmalarıöncelikle girtlağin pozisyonu , kullanimi gibi farkli kriterler dahilinde kategorize edilmiş ses perdelerini ve san ile ilgili bazi terimleri tanimak faydali olacaktir.

agir ve hafif mekanizmalar: insan sesi agir ve hafif olmak üzere iki mekanizmaya ayrilmistir , agir mekanizma bir insanin "pes" ses araliginin 2/3 sini kapsar ayni sekilde "hafif" mekanizma da "tiz" ses araliginin 2/3 sini kapsar. insan sesi bu mekanizmalar baglaminda farkli ses perdelerine ayrilir. gögüs ve kafa sesi daha çok agir mekanizmayi kullanirken mix ses (mezzo ses) ve falsetto daha çok hafif mekanizmayi kullanir.

1- gögüs sesi perdesi : günlük hayatta konusurken kullandigimiz ses perdesidir. ancak alçak , pes ve orta tonlari icra etmek için kullanilabilir. bas sarkicilar alçak, koyu tonlarina bu perde dahilinde ulasirlar.

2- kafa sesi perdesi: gögüs sesinin yüksek tonlara çikarken renk degistirmeye yönelmesi ile otomatikman kafa sesi devreye girer. kafa sesi kisinin orta ve tiz tonlari icra etmesine yarayan mekanizmadir. Yanliş kullanimi sese en çok zarar veren mekanizmadir çünkü hafif ve ağir mekanizmayi simultane kullanmaktadir. sesi isitmadan ya da ses sagliksizken kullanildiginda özellikle erkeklerde seste çatlamalara neden olur. Basit bir anlatim ile tenorler arialarda kullandiklari o vibrasyonlu klasik yüksek tonlari kafa sesi ile icra ederler. erkeklerde ve kadinlarda farkli sekilde ele alinmasi gerekir , çünkü bayanlarda bu perde ile falsetto perdesi arasindaki renk-tini korelasyonu, uyumu erkeklere nazaran daha fazladir. Yani bir erkegin kafa sesi ya da falsetto perdesi ile söyledigini anlamak bir bayanin kafa sesi ya da falsetto ile söyledigini anlamaktan çok daha kolaydir. (bu konuya "passaggio" basligi altinda daha genis deyilinilmiştir.)

3- falsetto perdesi: "ful ses" olarak adlandirilan gögüs ve kafa ses perdelerinin disinda birakilan bu ses perdesi erkeklerde renk ve kuvvet olarak diger ses perdelerine nazaran güçsüz ve soluktur. ne var ki bu ses perdesinin egitim ile etkin hale getirilmesi ve kafa sesi desteginin verilmesiyle alto , mezzo hatta soprano repertuari okuyabilen ve kontratenor olarak adlandirilan erkek sancilar vardir. ne var ki klasik tenorlerde "genellikle" (lirik,dramatik,helden vesayre) falsetto ses perdesi "full ses" e dahil olmadigi için ses araligina dahil edilmez. bayanlarda ise böyle bir kural yoktur. çünkü bu daha çok kadinlara bahsedilmis ve natural baglamda hemen hemen sadece bayanlarin etkin kullandiklari bir ses perdesidir. en yüksek tonlar ; sopranolar tarafindan falsetto perdesi ile icra edilir.

4- islik perdesi (whistle register): sadece koloratur sopranolar tarafindan çok yüksek - klimax tonlara (genellikle e6 - sol anahtari oktavinin iki oktav sonrasindaki soprano mi'si- üstündeki notalar) çikmak için kullanilabilen ses perdesidir. stabil sarki söylemek için elverisli degildir.

Diksiyon Çalışmaları
Aşağıdaki alıştırmalarda ses perdesini kolaylıkla değiştirme çalışmaları yapılacak ve geliştirilen yetenek konuşma metinlerine uyarlanacaktır.

a)Pes(kalın sesinizle) “do, re, mi ,fa, sol, la, si, do-- do, si, la, sol, fa, mi, re, do” kolaylaştırıncaya kadar tekrar ediniz. Aynı çalışmayı orta ve ince sesinizle tekrar ediniz.

b)Sırasıyla kalın, orta ve ince sesinizle peş peşe “do, re, mi” deyin. Aynı çalışmayı nota yerine selen ile yapın: “e e, e”, “a, a, a”, “ı, ı, ı”


c)Yakılan bir mumu dudakların çok yakınında tutun. (u) sesini şiddeti artırarak uzatın. Boğazınızdan çıkan ses ile rasgele notalama yapın. Mum ışığında titreme çok az olacaktır.


d) Kendi olağan sesinizle "a" ya da "ah" deyiniz. Sonra seslenmeyi, azar azar değiştirerek çıkabileceğiniz en tiz, inebileceğiniz en pes-kalın perdeye kadar sürdürün. Kendinize en uygun, en güçlü tını düzeyini bulmaya çalışın.


e) Aşağıdaki dörtlüğü, önce tekdüze sonra da, sesi, anlama göre dalgalandırarak okuyun.


Burası Muştur, Yolu Yokuştur


Giden gelmiyor, Acep Ne iştir.


f) Aşağıdaki cümleleri, ok işaretiyle gösterildiği gibi, sesin perdesini yükselterek ya da alçaltarak okuyun. Bu arada ses iniş çıkışındaki değişikliklerin söz içeriğiyle uygunluğuna dikkat edin.


Gelin­ buraya. Kaç ­ para ?


O mu ­ saçma. Çarpın­ ellerinizi.


Kaldırabilirsiniz  fakat dikkatle. Heyecanını sevdim ama çok yoruldum.

sanıyorum delili budur. Eminim­ başarabilirim.


d)Cümlelerin gerektirdiği duyguları kullanarak okuyun.


Yoruldum, umutsuzluğa kapıldım ve çok üzüldüm.


Seni vicdansız seni ! Bunun hesabını vereceksin.


Aman dikkat ! Çıngıraklı yılan var !


Bak hele ! Seni burada göreceğimi hiç ummuyordum.


Kaybedersem dayanamam gibi geliyor bana.





Diğer Diksiyon Çalışma Metinlerine Aşağıdaki Linkten Ulaşabilirsiniz.

Diksiyon Alıştırmaları - Diksiyon Çalışma Metinleri


diksiyon alıştırmaları


Diksiyon Çalışmaları: İŞİTİLEBİLİRLİK
Diksiyon Alıştırma Metinleri - Diksiyon Çalışma Metinleri
a) Yüksekten ses fırlatınız: Tek nefeste 20 metre ilerideki insanlara duyurabilecek şekilde : “pa, pe,pi, po; ba, be, bi, bo; da, de, di, do” deyiniz. Tekrar edin.

b) Elinizle duvara dokunun soluk alarak 10’a kadar sayın. Sonra duvarı kuvvetle itin, güçlü tonla tekrar sayın. Her iki durumda ses şiddeti aynı kalsın.

c) Aşağıdaki cümleleri bir solukta ses yoğunluğunu yitirmeden okuyun. Sesinizin gürlük derecesinin cümle boyunca aynı olmasını sağlayın.

- Ben gitmek istemiyorum.

- Makine mühendisi daha yavaş sürmenizi istedi.

- Kalp, günde 100.800 defa çarpmakta ve bu devre zarfında da 130 tonluk bir ağırlığın 30 cm. yüksekliğe kaldırılmasına denk düşen bir güç sağlamaktadır.

d)Aşağıdaki ifadelerin ilk bölümlerini yakınınızdaki kişiyle konuşur gibi, ikinci bölümlerini 100 kişiye konuşur gibi kuvvetli bir sesle okuyun.

-Okumak zor değil, yeter ki tadına varalım.

-Çalışmak ne güzel huy, devamlı çalışarak sıkıntılarımı yok ediyorum.

-Delik kovanın suyu damla damla, müsrif insanın zamanı saniye saniye tükenir.

e) Metni, 1. çok yavaş bir sesle 2. küçük bir odada olağan bir sesle; 3. büyük bir salonda, daha kalabalık bir dinleyici karşısında okuyun

Tembelliğin ne olduğunu ve insanların başına nasıl çoraplar ördüğünü düşündünüz mü? Bu soru çok mu çocukça? Hemen herkes tembelliğin kötü olduğunu bilir. Kimse tembel olmayı kabullenmek istemez. Ama acaba kaç kişi gerçekten tembel olup olmadığını araştırmıştır? 

Tembellik ya zihinsel, ya bedensel ya da her ikisi birden yaşanır. İnsanların büyük bir kısmı zihinlerini, önemli bir kısmı bedenlerini çalıştırmazlar. Yine insanların çok önemli bir kısmı hem bedenlerini hem de zihinlerini çalıştırmazlar.

f) Ellerinizle alın ve şakağınızı tutun. “Mmmmmm” deyin. Sesi yükseltin. Titreşimleri burnunuzda, alnınızda, ensenizde, göğsünüzde ve başınızın tepesinde hissedin.



Diğer Diksiyon Çalışma Metinlerine Aşağıdaki Linkten Ulaşabilirsiniz.

Diksiyon Alıştırmaları - Diksiyon Çalışma Metinleri

Nefes Geliştirme Teknikleri
İyi şarkı söyleyebilmek ve iyi konuşabilmek için en önemli etmen nefestir. Bir çok insan doğal hayatta doğru nefes alıp vermede sıkıntı çekmekte. Örneğin şarkı söyleyen kişi ciğerlerine en çok hava dolduracak şekilde nefes almalıdır.
nefes çalışmaları
Diksiyon Alıştırmaları: Nefes Geliştirme Çalışmaları 

a)Ayrı egzersizlerle, derin, sık, çabuk, düzenli, gerilmeden, gürültüsüz nefes alıp veriniz.


a) Soluk verme (f) ile 1. ateşi üfler gibi, 2. hayretle 3. havlar gibi

b) Soluğun (s) ünsüzü ile aşağıdaki şekillerde; kesintisiz, kesintili, kuvvetli ve zayıf şekillerde boşaltılması:

(1)ssssssssssssssssss; (2)s-s-s-s-s-s; ssssss-s-s-s-s-s-ssssss; (3)SSS-S-SSSSSS-S-S- 

(4)s; S-S-S-S-S-s-s-s-s-s-s; S-s-S-s-S-s-S-s-S; SSSSS-s-s-s-s-s;

c)Önce orta sesle sonra yükselerek:
ah, oh uh, ıh, eh, öh, üh, ih-----hah, hoh, huh, hıh, heh, höh, hüh, hih,
ahah, ohoh, uhuh, ıhıh, eheh, öhöh, ûhüh, ihih----hahah, hohoh, huhuh, hıhıh,
Kahkaha ile: kahkah, kohkoh, kuhkuh, kıhkıh, kehkeh, köhköh, kühküh, kihkih,

d) (p,b,d,t,g,k) harflerini az soluk harcayarak tekrar edin. Bir solukta ve bütün gücünüzü kullanarak "Hop" hecesini, söyleyebildiğiniz kadar çok sayıda, bağırarak yineleyin.

e)Her cümleyi tek solukta okuyun.


Diğer Diksiyon Çalışma Metinlerine Aşağıdaki Linkten Ulaşabilirsiniz.

Diksiyon Alıştırmaları - Diksiyon Çalışma Metinleri


Bildiğiniz üzere hafıza geliştirmenin bir çok yolu var.Önceki konularımızda Hafıza korumanın yollarını ve on günde hafıza geliştirici egzersizler ile giriş yapmıştık.Bugün ise beyninizin sağ ve sol tarafını çalıştırmaya yarayabilecek basit egzersizler görüceksiniz. İlk başlarda yapamadığınız alıştırmalar olacaktır ama vazgeçmeyin bir kaç gün içinde sizde olan gelişmeyi fark edebileceksiniz.



1- Ters el alıştırması

Sağ eliniz yerine biraz da sol elinizi kullanmaya başlayın. Saçlarınızı sol elinizle tarayın, kalemi ters elinizle tutun gibi… Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz.




2- Çocuk oyunu alıştırması

İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakın, dokunun, dinleyin, koklayın. Bu şekilde çok ender yaptığınız bağlantıları canlandırır, beyninizin kapasitesini artırırsınız. Duyu organlarınızın ne kadar fazlasını kullanırsanız, hafızanız her zaman canlı kalır.



3- Harf alıştırması

Elinize bir gazete ve bir fosforlu kalem  alın. Sırasıyla paragrafları okuyun ve çift yazılmış harflerin üzerini çizin. Mesela, çift 't' ve 'm'lerin üzerini işaretleyin. Böylelikle konsantrasyonunuzun ne kadar uyarıldığını hemen hissedeceksiniz. Bu, zihnin canlanmasını artırır.



4- Polisiye alıştırması

“Dün akşam şu saatte ne yaptım, neredeydim, iki saat önce ne yaptım?” gibi, genellikle polisiye romanlarında sorulan soruları kendinize yöneltin. Ve tabii cevaplayın. Bu alıştırma sonucunda yaptıklarınıza karşı dikkatinizi geliştirebilirsiniz.



5- Yürüyüş alıştırması

Asker yürüyüşü gibi olduğunuz yerde hareket edin. Sol bacağınızı her kaldırdığınızda, önce sağ elinizle, sonra sol elinizle dizinize dokunun. Böyle çaprazlama hareketlerle beyninizin her iki tarafını kullanmış olursunuz.



6- Ressam alıştırması

Burnunuzun ucunda bir fırça olduğunu hayal edin. Bununla havaya en sevdiğiniz renkte yatay bir sekiz çizin. Bu çizim hareketleri, yorgun zihninizi hemen canlandırır. Aynı zamanda beyni bloke eden stresi etkili biçimde yok eder.



7- Ajan alıştırması

Bu alıştırmayı daha çok sokakta yapacaksınız. Çevrenizde bulunan arabaların plakalarına bakın ve plakadaki harflerden kelimeler, hatta cümleler türetmeye çalışın. Böylece hem kelime hazinenizi geliştirir hem de beyninizi canlandırırsınız.



8- Resim alıştırması

Bu alıştırmayla alışveriş listelerini çok kolay ezberleyebilir, hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Bunun için kalem kağıt alın ve kağıdın üzerine mum, kaktüs, yonca gibi semboller çizin. Her resim bir sayıyı sembolize ediyor.Ardından sembolleri sayılara göre ezberleyin. Bu alıştırmayla, zihninizde listeler oluşturmayı kolay başarırsınız.



9- Otobiyografi alıştırması

Düşünün ki, hayat hikayenizi tekrar yazmanız gerekiyor. Burada işe, gittiğiniz ilkokuldan başlayabilirsiniz.Bunun için en yakın arkadaşınızı, tipini, sınıfınızın düzenini hatırlamanız gerekiyor. Bu alıştırmayla, kişilerle ilgili hafızanızı harekete geçirirsiniz.



10- Hipnoz alıştırması

Özellikle stresli anlarınızda olumlu kelimelerden destek almaya bakın. Bunlarla olumsuz düşüncelerinizi yok edersiniz. Mesela, “Benim için gerekli olan her şeyi biliyorum ve çok sakinim” cümlesini tekrarlayabilirsiniz.





Bunlarda ilginizi çekebilirHatırlamanın En Güçlü Yolu
                                              Hafıza Korumanın 10 Basit Yolu
                                              On günde hafızanızı geliştirin
                                              %100 Beyin Gücü - Beynin başka bölgelerini Çalıştırmak
                                              Beynin Gizli Güçleri  
                                              Beyni Doğru Kullanmanın yolları




İnsan beyni biyolojik bir bilgisayardır. Zeka ve hafızası güçlü insanlarla sıradan insanlar arasında zihinsel bilgisayarlarında çok az fark vardır. Ancak başarılı insanlar beyin bilgisayarlarını kullanmayı iyi bilmektedirler.Beyni Programlamak için yapılacak pek çok seçenek vardır.Bu konuda genel hatlarıyla ele alacağız.



Yaşadığımız olaylar, heyecanlarımız beynimize protein olarak şifrelenir. 2-3 gün sonra aynı olayları heyecanları ile birlikte hatırladığımızda beynimiz o bilgileri kayıtlı odacıktan yani disketten okur ve biz anlatmaya başlarız. Bütün bu bilgiler kimyasal ve elektriksel olarak kodlanmaktadır. 

İşte beynini iyi kullanan insanlar beyinlerindeki kimyasallara saygılı davranan insanlardır.

Şu unutulmamalıdır. Beyinde bilgi akışı kimyasal ve elektriksel ileti ile olmaktadır. Beyindeki Hard diskin manyetik parçacıkları da kimyasal maddelerdir.





Bu kimyasalları iyi kullanım için bazı altın kurallar:

1. Kötü belleğin birinci sorumlusu dikkatsizliktir. Düşünceyi yoğunlaştırabilen insanlar bilgileri zihinlerine kazırlar. Dikkat edilmeden yazılmış bilgiler kuma yazılmış gibidir hemen silinir.

2. Kötü belleğin ikinci sorumlusu öz güven azlığıdır. İnsan beyninde biyolojik bir saat vardır. Eğer o saate bilerek ve inanarak sabah 07:00 'de kalkacağınızı söylerseniz öyle programlanmış olursunuz. Sabah 07:00'de kalkmanız kesinleşir. Kolumuzdaki saate güvendiğiniz kadar hafızamıza güvenirsek o bizi yanıltmaz. 

3. Kötü hafızanın üçüncü sorumlusu önem vermemektir. Unutulan bilgiler genellikle o kişi tarafından önemsenmeyen bilgiler olacaktır. Unuttum demek mazeret olamaz o konuya önem vermediğimiz anlamına gelir. 

4. Kötü hafızanın bir sorumlusu da akılda tutma tekniğini bilmemektir. Örnek vermek gerekirse araba, kuş, mavi, lale kelimelerini akılda tutmak istiyorsunuz. Doğrudan ezberlerseniz unutulacaktır. "Mavi arabanın üzerindeki kuşun ağzında lale var" olarak tasavvur ederseniz unutmayacaksınız.

5. Kötü belleğin önemli bir sebebi de bilgilerin kullanılmamasıdır. İnsan beni "Ya kullan ya kaybet" kuralı ile çalışır. Bilgiler tekrar edilirse pekişecektir. Yazılı bilgelere ulaşmak kolaylaşacaktır.



Bunlarda ilginizi çekebilirHatırlamanın En Güçlü Yolu
                                              Hafıza Korumanın 10 Basit Yolu
                                              On günde hafızanızı geliştirin
                                              %100 Beyin Gücü - Beynin başka bölgelerini Çalıştırmak
                                              Beynin Gizli Güçleri  
                                              Beyni Doğru Kullanmanın yolları
                                


“Konuşmak yalnızca düz bir iletişim aracı değildir. Kişinin tüm duygularının yanı sıra düşüncelerini de çevresine ulaştırabildiği en etkin yoldur.”

Öyle insanlar vardır ki; onlar konuştukları zaman soluduğunuz havanın bile onların sayesinde olduğunu zannedersiniz.

Yani; konuşmaları öylesine etkilidir ki, bulundukları her ortamda, kısa bir sürede insanları etraflarında halka yapmayı başarırlar ve çevreleri üzerinde kıskanılacak bir etkileri vardır.

Konuya başka bir açıdan bakacak olursak, bildiğiniz gibi iş görüşmelerinde işveren personelini işe almadan evvel bir mülakattan geçirir. Burada amacı sınırlı bir sürede karşısındakini maksimum ölçüde tanımaya çalışmaktır. Bu görüşmelerin sonunda bazen bir bakarsınız sizden çok daha az özelliklere sahip birisine, o çok istediğiniz işi, kaptırıvermişsiniz, hatta bazen hoşlandığınız kişiye bile…

“Bu işin sırrı nedir?” diyecek olursanız bu cevap son derece açık; güzel konuşmayı becerebilmek…

Çünkü konuşmak yalnızca düz bir iletişim aracı değildir. Kişinin tüm duyguları yanı sıra tüm düşüncelerini de çevresine ulaştırabildiği en etkin yoldur.

Güzel konuşmak için;

Psikolog Jack Marrison Pollack diyor ki:

* Önce dinlemeyi bilin: Birçoğumuz, ne söyleyeceğimizi düşünmekten, başkalarının söylediklerini doğru dürüst dinlemeyiz. Eğer siz onları dikkatle dinlerseniz, onlar da sizi, ilgiyle dinler.

* Başkalarını ilgilendiren konulardan söz edin: Karşınızdakine yetenekli olduğu konuda konuşma imkanı verirseniz, sıkıntılı bir sessizliği önlersiniz ve çoğunlukla karşınızdaki, anlattıklarına o denli dalar ki, iki insanın konuşmasına en çok engel olabilecek olan sıkılganlığı, unutmuş olur.

* Sıkıcı ayrıntıdan kaçının: Konuşurken, en küçük ve gereksiz; hiçbir noktayı atlamadan anlatırsanız, karşınızdaki kişi, siz daha ana konuya gelinceye kadar sıkıntıdan patlar ve ilgisi dağılır.

* Kesin ifadelerle konuşmaya çalışın: Konuşmaya başlamadan durup, önce aklınızda kelimeleri seçin. Bir konudan ötekine atlamayın. Konuşurken, konuştuğunuz kişinin yüzüne bakın, mırıldanmayın.

* Sorularınızı yerinde sorun: Bir sorunun akıllıca sorulmasıyla, karşınızdaki kişinin “açılmasına” sebep olursunuz. “İşler nasıl?” ya da “ne haber?” gibi sorular gereksizdir. Fakat, “işe nasıl başladınız?” veya “sizce nasıl” gibi sorular karşınızdaki kişiyi konuşturur ve sizin de gerekenden fazla konuşmanızı önler.

* Öfkelendirmeden karşı çıkmayı öğrenin: Çoğu kez, ne konuştuğunuz değil de, nasıl konuştuğunuz önemlidir. Dostça bir tartışma konuşmayı zenginleştirir, fakat sertçe sarf edilen bir söz, iki tarafın da hırsa kapılıp, birbirlerinden uzaklaşmalarına sebep olur.

* Kimsenin sözünü kesmeyin: Eğer biri konuşurken konuşmaya girmeniz gerekirse, konuşmayı keserken yumuşak bir cümle kullanmanız gerekir.

* Hoşgörülü ve anlayışlı olun: Çoğu kez bizi sinirlendiren ve rahatsız eden kişilerle konuşmak zorunda kalırız. Böyle durumlarda konuşulan konu ile ilgilenmeye çaba harcayın.

* Övgü, çok zaman işe yarar: Birini haklı olarak övmek onu ilgisini kazanmak olur. İnsanlara kompliman yapmayı öğrendiğiniz an, sohbetiniz de daha zenginleşir.

* Kendinizi birçok konuda geliştirin: Kitap okuyun, hobiler geliştirin, araştırıcı olun. Böylece sohbetleriniz zenginlik kazanır.


Bunlarda ilginizi çekebilirHatırlamanın En Güçlü Yolu
                                              Hafıza Korumanın 10 Basit Yolu
                                              On günde hafızanızı geliştirin
                                              %100 Beyin Gücü - Beynin başka bölgelerini Çalıştırmak
                                              Beynin Gizli Güçleri  
                                              Beyni Doğru Kullanmanın yolları

Bu insanlar bu kadar bilgiyi hafızalarına nasıl almışlar? Nasıl hatırlama güçlerini bu kadar geliştirmişler?  Bu sorulara verilecek tek bir cevap vardır: “Bu insanlar beyinlerinin varolan gücünün farkındadır ve beyinlerini geliştirmek için çeşitli teknik ve egzersizleri yapmaktadır.”


Londra’da 1993 yılının Ağustos ayında II. Dünya Hafıza Şampiyonası yapılmıştı. Bu şampiyonasının birincisi 2 dakika aralıklarla sunulan 100 sayıyı hafızasına almış ve sade 30 dakika içersinde 1002 adet çift sayı üretmişti. 
Aynı şampiyonanın ikincisi 1000 kişinin ismini 15 dakikada öğrenmiş ve sırasıyla sayabilmiştir. Bir başka yarışmacı ise Blackpoll'daki otellere ait olan 15 bin telefon numarasını ezbere söyleyebilmiştir.
Bu insanlar bu kadar bilgiyi hafızalarına nasıl almışlar? Nasıl hatırlama güçlerini bu kadar geliştirmişler?  Bu sorulara verilecek tek bir cevap vardır: “Bu insanlar beyinlerinin varolan gücünün farkındadır ve beyinlerini geliştirmek için çeşitli teknik ve egzersizleri yapmaktadırlar.”
Hatırlamaya yardımı olan teknikler, stratejiler “mnemonik teknikler” olarak ifade edilmektedir. Mnemonik kelimesi eski Yunan'da hafıza tanrıçası olan “mnemosyne” den gelmektedir.
En çok kullanılan ve uygulanan mnemonik tekniklerden bahsetmeden önce bu tekniklerin uygulanması sırasında dikkat edilecek ilkelerden bahsetmek gerekir. 



Hafıza teknikleri uygulanırken dikkat edilmesi gereken kurallar:

1. Anlamlı Hale Getirin 
2. Belirli Biz Düzende Hafızanıza Alın 
3. Çağrışım Kurun 
4. Soyutları Somuta Çevirin
5. Zihinde Canlandırın (Hayal Gücü Kullanın), Gerçekleşmesi imkansız olan hayaller kurabilirsiniz. 6. Dikkat ve ilgi odaklayın yani kurulan çağrışımlar mümkün olduğunca dikkat çekici olmalı. Bu şekilde hafızaya kaydedilen bilgiler daha kolay hatırlanır.

Kullanılan Hafıza Teknikleri ve Uygulama Örnekleri
Hafıza teknikleri konusunda uzmanlık kazanmış kişilerin ve araştırmacıların kullandıkları bazı hafıza tekniklerini ve nasıl uygulayabileceğinizi öğrenmeye ne dersiniz?

1. Akrostiş Metodu:
Akrostiş metodu, hafızaya alınmak istenen cümlelerin ilk harfleri kullanarak anlamlı veya kafiyeli, hafızada daha kalıcı olan başka bir kelime veya cümle oluşturma işidir. Burada iki ana kelime karşımıza çıkıyor; anlamlı ve kafiyeli. Bazı akrostişe edilmiş kelimeler anlamsız olabilir, ancak kafiyeli ve hafızada kalıcı bir özelliğe sahiptir. örneğin; “SSK” , “MEB” gibi. Bazı akrostişe edilmiş kelimeler ise anlamlı olabilmektedir. Örneğin “SENİ” akrostişi gibi.




Uygulama Örneği:

Dil bilgisi dersinde sıfat fiiller konusu vardır. Başlıca sıfat filer şunlardır; an (en), ası (esi), maz (mez), ar (er), dık (dik), acak (ecek), mış (miş).
Bunları şu şekilde hafızanıza kaydedebilirsiniz: 
“Anası mezar dikecekmiş.”
Daha sonra öğretmen size sıfat fiilleri yazılıda sorunu şu şekilde hafızanızdan çıkarıp kullanacaksınız;  An - ası    mez - ar    dik - ecek - miş

2. Bağlama Metodu:
Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgilerin sunulan sırasına göre hafızaya alınması bu metodun ana noktasını oluşturmaktadır. Bu metot uygulanırken iki basamak kullanılır:
1- Listelenen bilgilerin her maddesinin görsel şekli oluşturulur.
2- Her maddenin görsel şekliyle bir sonraki madde arasında bağlantı kurulur.
Böyle her bir madde birbiriyle görsel olarak bağlanacak ve zincir oluşturulacaktır. Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgiler görsel olarak öyküleştirilir. Böylece sağ beyin aktif hale gelir ve bilgiler hafızaya kaydedilmiş olur. Gerektiğinde ise yine aynı sırayla zihne çağrılarak kullanılır.



Uygulama Örneği:
Bu metodu kullanarak Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünlerini sırayla hafızamıza alalım.
Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünleri; zeytin, pamuk, tütün, şeker pancarı. Bu metodu kullanarak şu şekilde hafızaya alabilirsiniz; 

“Evde akşam uyurken karşınıza aniden kocaman, ejderhaya benzeyen bir kedi çıktı. Kedi size sert sert bakarak mar, mar (Marmara) diye sesler çıkarıyor. Ondan o kadar korktunuz ki hemen evden dışarı çıkarak tarım malzemelerinin bulunduğu dolabın içerisine girdin. Dolabın içerisi çok karanlıktı. Bu nedenle yerde bulunan zeytinleri görmeyerek dengenizi kaybettiniz ve kafanızı  dolabın içindeki pamuğa çarptınız. Kafanızdan musluktan boşalırcasına kan akmaya başladı. Kanın durdurmak için kafanızı dolapta bulunan tütün ile sardınız. O sırada acıdan bayıldınız. Uyandığınızda kendinizi şekerpancarı ekili olan tarlada.”

Okuduğunuz bu paragrafı gözlerinizi kapatarak zihninizde anlamlandırın. Olayı yaşayın. Şimdi Marmara Bölgesi’nde yetişen tarım ürünlerini bir kağıda yazın. Hepsi hafızanızda değil mi?

3. Yerleşim Metodu:
En eski hatırlama hafızaya alma tekniği budur. M.Ö. 500 yılan kadar uzanan bir hikayesi vardır.
Bu metotta iyi bilinen sabit yerler ile hatırlanmak istenen bilgiler birbirine bağlanır. Daha sonra bu sabit yerlerde dolaşılır. Bu metotta iki önemli ilke vardır; 
1- Bilinen yerleşim yerleri doğal bir şekilde ve mantıklı bir sırada ezberlenir. Yani her sayı bir yerle isimlendirilir.
2- Hatırlanmak istenen bilgi yürüyüşe çıkarılarak yerlerine yerleştirilir.

Uygulama Örneği:
1. Aşama: Yürüyüş yapağınız yerleşim yerlerini doğal, bildiğimiz tarzda ezberliyorsunuz. Bunun için bir yerden bir yere giderken uğradığınız yerler olarak da düzenlerseniz daha kolay ezberlersiniz. Evden okula giderken uğradığınız yerler.
a) ev    b) market    c) park

2. Aşama: Hatırlanacak bilgiler belirlenir ve yürüyüş yapacağınız yerler ile bağlantı kurulur.
Hatırlanacak kelimeler (Edebiyat dersinde öğretilen ve paragraf sorularının temelini oluşturan maddeler):
a) öyküleme (hikaye etme), b) betimleme (tasvir etme) c) açıklama

3. Aşama: Evden okula giderken uğradığınız yerlerin her birine hatırlamak istediğiniz bilgiyi yerleştireceksiniz. Bunu da hafıza teknikleri ilkeleri doğrultusunda yapacaksınız.

A. Yürüyüş yapılan yer “ev”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “öyküleme (hikaye etme)” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.
Evde sabah kahvaltısı yaparken babanızın size hayat hikayesini (öyküleme) anlattığını düşünebilirsiniz.

B. yürüyüş yapılan yer “market”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “betimleme (tasvir etme)” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.
Marketin sahibi olan yaşlı bir amcanın size okuduğu sınıfı tasvir ettiğini hayal edebilirsiniz.

C. yürüyüş yapılan yer “park”, hafızaya alınmak istenen bilgi ise “açıklama” arasında ilginç çarpıcı bir çağrışım (hayal) kurulacak.
Parkın yanından geçerken kocaman bir çocuğun yolunuzu kestiğini ve size buradan geçmemenizi söylediğini. Bunun nedenini sorduğunuzda ise size açıklama yapmaya başladığınız hayal edebilirsiniz.




4. Asma Metodu (Rakam-Şekil Metodu):
Asma metodu 17. yüzyılın ortalarında Henry Herdson tarafından geliştirilmiştir. Yerleşim sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır. Bu metotla hafızaya alınmak istenen bilgiler somut olan nesnelere zihinsel olarak asılır. Bu metotta rakamlar benzediği bazı nesneler ile temsil edilir. Örneğin;
1 sayısı kaleme benzediği için kalemle özdeşleştirilebilir.
2 sayısı kuğuya benzediği için kuğuyla özdeşleştirilir.
3 sayısı martıya benzediği için martıyla özdeşleştirilir.
Sizde örnektekilerden farklı olarak size o sayıyı çağrıştıracak benzeşmeler kurabilirsiniz. Oluşturduğunuz benzeşmeleri (özdeşleşmeleri) ise ezberlemeniz gerekir. Sayıların benzediği nesnelere göre bir özdeşlik kuracağınız için ezberlemesi de hiç kuşkusuz daha kolay olacaktır.
Bu metot az ve öz bilgiyi hafızaya almak için kullanılması gereken bir yöntemdir.





5. Fonetik Alfabe Metodu:
Buraya kadar size dört adet çeşitli hafıza tekniklerinden bahsettik. Bir de öyle bir teknik var ki hepsinin en muhteşemi ve en kullanışlısı olarak görülmektedir. Bu metotla hafızaya bilgileri çok kolay ve rahat bir şekilde alabileceksiniz. Bu yöntem hafıza uzmanları tarafından da en çok kullanılan yöntemdir. Bu yönteme “fonetik alfabe metodu” denmektedir.
Bu metodun temeli isminden de anlaşılabileceği gibi yeni bir alfabe oluşturmaya dayanır. Bu alfabeye de “fonetik hafıza alfabesi” ismi verilir.
Fonetik hafıza metodu Wikelman'ın 1948 yılında alfabedeki harflerle sayıları eşleştirmesi sonunda keşfettiği sayı-harf sistemine dayanmaktadır.
Bu hafıza tekniğinin diğer hafıza tekniklerine göre daha avantajlı olmasının nedeni sayıların hatırlanmasında daha kullanışlı olmasıdır.

İsimlerin Hafızaya Alınması:
İsimleri hafızaya alabilmek için şu ilkeleri uygulamalısınız;


1- Bugünden itibaren tanıştığınız herkesin ismini hatırlamak için her şeyi yapacağınıza söz verin.


2- İlk tanıştığınızda kişinin ismini doğru duymaya özen gösterin. Hatta tekrar etmelerini sağlayın. Mümkünse ona anlamını sorun.

3- Onunla konuşurken ismiyle hitap edin ve sürekli ismiyle hitap etmeye çalışın.

4- Tanıştığınız kişinin ismiyle daha önce tanıştığınız bir kişiyi veya nesneyi, materyali bağdaştırın.

5- Kendinize bir defter tutun. Tanıştığınız kişilerin isimlerini o deftere yazın. Hatta benzeşmelerini de yazın. Yeni yeni isimlere karşı tecrübe edinin.

6- İçinizden onun ismini tekrar edin.

7- Tanıştığınız kişinin yüzüne bakın ve onu. Çok iyi tanıdığınız ve isme karşılık gelen biriyle özdeşleştirin.

Yabancı dildeki bir kelime ve anlamı nasıl hafızaya alınır?

Hafızanıza alacağınız yabancı dildeki kelimeyi belirliyorsunuz. Yabancı dildeki kelimenin okunuşuyla, anlamı arasında “güçlü hafıza teknikleri”nin ilkelerini uygulayarak bir çağrışım (bağlantı, hikaye) kuruyorsunuz. Nasıl mı? İngilizce'de “yemek” kelimesinin karşılığı “eat” dır.
Ve telaffuz edilirken “it” şeklinde telaffuz edilir. Şimdi bu kelimeyi ve anlamını hafızamıza alalım: “10 katlı evinizin balkonunda oturmuş yemek yerken sokaktan geçen bir itin zıplayarak yemeğinizi kapıp kaçtığını ve yediğini daha sonra it yemeğimi yedi diye bağırarak ağladığınızı hayal edebilirsiniz.”

hazırlayan: Ahmet Yıldız
gencgelisim


1. Hafızanızın araç gereç çantasını doldurun

Örneğin; kendi kendinize konuşmak, sözel hafıza izleri yaratır. Kelimelerin baş harflerinden oluşturulan kelimeler ya da tekerlemeler hafızanızı uyarmaya yardımcı olur. Gruplamak da, hatırlamaya yardım edecek bağlantı izlerini oluşturmak için önemlidir. Tekrarlamak, bilginin kısa süreli hafızanızda kalmasına yardım eder.


2. Motive edicinizi bulun ve girişimde bulunun

Hafızanızın gelişmesi motivasyona dayanır. İnsanlar motive edildiklerinde, yaşadıkları şey kalıcı anılarıyla birleşsin diye dikkat ederler ve konsantre olurlar.


3. Hayattan keyif alın

Hayattan keyif almak için, öncelikle yaşadığınız acılarla başa çıkabilmeniz gerekir. Hayatı anlamaya çalışmak ise, sizi yeni bilgi arayışına ve bu bilgiyi hatırlama isteğine götürür. İlişkiler hayatımızın zenginleşmesine katkıda bulunduğundan, hafıza için önemlidir.


4. Odaklanma gücünüzü artırın

Dikkatinizi odaklamak, bazı şeylerin siz istediğiniz sürece zihninizde kalmasını sağlar.


5. Zihinsel müdahaleleri geçersiz kılın

Konsantre olmak, dikkat dağınıklıklarını ve müdahaleleri göz ardı ederek, dikkat etmeyi sürdürmektir. Hafıza yardımcılarınızı daha çok kullanmak, aynı anda birden çok şeye odaklanmamak ve atacağınız adımların hızını belirlemek, dikkat dağınıklığıyla ve müdahaleyle başa çıkma stratejileridir.


6. Öğrenmenize ve hayatınıza önem verin

Hafızanız zaten düzenlidir. Hafıza izleri halihazırda düzenli olarak depo edilir ve siz olayları, insanları ve bilgiyi düzenli birimler halinde hatırlarsınız. Öğrenmeye düzen vermenin dışında zamanınızı ve çevrenizi de düzenlemek hafızanızı geliştirecektir.


7. Sağlığınıza önem verin
Sağlığı korumak için plan yapmak hafızanın iyi çalışması için esastır. Bu plan dengeli beslenmeyi, egzersiz yapmayı, toksik maddelere maruz kalmayı en aza indirmeyi ve düzenli doktor kontrolünden geçmeyi kapsar.


8. Stres ve depresyonla başa çıkın

Ruhsal durumlar ve duygular, hafızayı olumsuz yönde etkiler. Bunlardan korunma yollarını denemelisiniz.


9. Yaşlanma sürecini anlayın

Yaşla bağlantılı duyusal değişiklikler hafızanız için önemli. Stratejilerle bundan kurtulabilirsiniz.


10. Kendinizin rehberi olun

Tutumunuzda ve hayat tarzınızda hafızanızın daha iyi olmasını sağlayacak olumlu değişiklikleri yapabilirsiniz.
Kaynak: Sabah